">




kutahya hakkinda - yesil - Blogcu









NesliNurSema Şiir Köşesi





İsim Sözlüğü


Yorumcu.com hizmetidir

Günlük burçlar

Yorumcu.com hizmetidir



ŞEYH EDİBALİ

OĞUL;

İnsanlar Vardır, Şafak Vaktinde Doğar,

 Akşam Ezanında Ölürler.

Avun Oğlum Avun.
Güçlüsün, Kuvvetlisin, Akıllısın, Kelamsın.

Ama;
Bunları Nerede, Nasıl Kullanacağını Bilmezsen

Sabah RüzgarındaSavrulur Gidersin.

Öfken Ve Nefsin Bir Olup Aklını Yener.
Daima Sabırlı, Sebatlı Ve İradene Sahip Olasın.

Dünya Senin GözlerininGördüğü Gibi Büyük Değildir.

Bütün Fethedilmemiş Gizemler, Bilinmeyenler, Görülmeyenler

 Ancak Senin Fazilet Ve Erdemlerinle Gün Işığına Çıkacaktır.

Ananı, Atanı Say, Bereket Büyüklerle Beraberdir.

Bu Dünyada İnancını Kaybedersen

Yeşilken Çorak Olur, Çöllere Dönersin.

Açık Sözlü Ol. Her Sözü Üstüne Alma.

Gördün Söyleme, Bildin Bilme.

Sevdiğin Yere Sık Sık Gidip Gelme,

Kalkar Muhabbetin İtibar Olmaz.

Üç Kişiye Acı;
Cahiller Arasındaki Alime,
Zenginken Fakir Düşene,
Hatırlı İken İtibarını Kaybedene,
Unutma Ki! Yüksekte Yer Tutanlar

 Aşağıdakiler Kadar Emniyette Değildir.

Haklı Olduğunda Mücadeleden Korkma.

Bilesin Ki Atın İyisine Doru Yiğidin İyisine Deli Derler...
                                                                      ŞEYH EDİBALİ

Yorumlar (13) ::: Yorum Yaz ! ::: Bağlantı

kütahyam

Kütahya İçin....

http://kutahyaliblogcular.blogcu.com/

CANLARIM YAPMIŞ BİZEDE DESTEK DÜŞER

Kütahya İçin....

Selamlar yine uzun bir aradan sonra...

Düşündük taşındık. Kütahya için birşeyler yapmak için önce Kütahyalı blogcuları bir araya getirelim ve Kütahyalı blogcuları tanıtalım dedik...:)

Listemizdeki bütün Kütahyalı arkadaşlara  duyurulur...!

 

 

http://kutahyaliblogcular.blogcu.com/

CANLARIM YAPMIŞ BİZEDE DESTEK DÜŞER

 

Yorumlar (7) ::: Yorum Yaz ! ::: Bağlantı

KÜTAHYA HALK BİLGİSİ

Halk Bilgisi

Günlük Yaşam     Halk Hekimliği        Halk Baytarlığı            Halk Takvimi ve Meteorolojisi

Halk Hukuku        Halk Ekonomisi

Günlük Yaşam :

  Bizanslılar döneminin piskoposluk merkezi, Germiyanlılar döneminin Anadolu Beylerbeyliği merkezi Kütahya tarihin her döneminde önemini koruyan bir kent olmuştur. Kervansarayları, menzil haneleri, medrese, kütüphane, imaret, kilise, cami, külliyeleri ve mevlevihanesiyle döneminin ilim irfan ve medeniyet merkezlerinden biridir. Kütahya’da esnaf teşkilatı, dünden bugüne Ahilik geleneğine bağlı birer eğitim ve kültür merkezidir. Mevleviliğin de Anadolu’daki yayılma merkezlerinden biri olan Kütahya’da tekkeler halk yayışını önemli ölçüde etkilemiştir. Kütahya insanı kanaatkar, sabırlı ve geleneklerine bağlıdır. Çevresinde Kütahyalı için “Havası sert, insanı mert yerden” denir. Kütahya’da gelenek, görenekler ahlaki değerler ve dinsel yapı güçlü bir kurum olarak toplumsal yaşayış üzerindeki belirleyiciliğini korumaktadır. Bu bazen günlük yaşamda çeşitli kısıtlamalar şeklinde, bazen de güçlü bir yardımlaşma ve dayanışma şeklinde ortaya çıkmaktadır. Kütahya’da çelebilik; bir mevkidir. Yiğit, aklı duygularına egemen, sözüne güvenilir, önderlik yetisi gelişkin ama mütevazılığı bırakmayan insanlara “çelebidir” denir. Hatta Kütahyalı bunu çoğu kere şehrin unvanı olarak kullanır, “Kötayamız çelebidir” der. Günlük yaşamda “Allah kerim” yetinme anlayışıyla da “ele güne karşı” sarınma yaklaşımıyla da sıkça karşılaşılabilmektedir   

Halk Hekimliği                                                                                             

   Halk hekimliği veya geleneksel tıp, ilk insanın tabiat olayları karşısında takındıkları tavırlar ve münasebet şekillerinden doğmuştur. Burada sihir veya büyünün önemli rolü olmuştur. Dini inançların ve büyünün önem kazandığı bu toplumlarda sağlık ve hastalık da, insan bedenine yabancı unsurların girmesi ve onların yaptıkları kötülüklerle izah edilirdi. İşte insanların bunlardan korunmak için düşündükleri çareler, halk tıbbının temellerini atmıştır. Dolayısıyla geleneksel toplumlarda hastalık ve sağlık hakkındaki düşünceler, halk kültürünün bir parçası olarak doğmuştur. Bu nedenle konu ile ilgili uygulamalar, öncelikle Antropoloji, Etnoloji ve Halkbilim disiplinlerini ilgilendirmekte, konunun teknik analizleri ise tıp ve eczacılık disiplinleri ile açıklanmaya ve değerlendirilmeye çalışılmaktadır. Halk ilaçlarının hazırlanmasında ise çoğunlukla çevrede yetişen bitkilerden yararlanılmaktadır. "Şifalı bitkiler" denen bu tür bitkilerin ülkemizde yoğun bir kullanımı vardır.

İlimizde Kullanılan halk ilaçları:

-Mesane yolarında meydana gelen arızalara:et kabartan otu (darı gibi taneleri vardır) nun taneleri kaynatıp içmek iyi gelir.

-Vücutta ağrıyan yerlere : Hardalın tanelerini ufalayıp, yapılmış ununa ekip ağrıyan yere sarılır. Sarılan yer çok yanar. Fazla dayanılmaz ama ağrıda kesilir

-Bel ağrılarına: Beline bir ip bağlayıp bıçakla üstünden hafifçe ip kesilir ve azıcık kan çıkar, böylece giderildiği zannedilir. Kesme ustura bıçağı ile yapılır

-Dalak Kesmesi: Tepsinin içine su koyarlar. Ayaklarını tepsinin içindeki suya sokarlar.

-Soğuk algınlığında dağlarda bulunan ve Bodur Mamut dedikleri otu kaynatılır ve içirilir.

-Nefes darlığı için pinar yaprakları kaynatılıp içilir.

-Kalp hastalığı için kedi kulağı dedikleri otu kaynatıp içilir.

-Kesilen yaraya, sigara, kül veya tuz basıp iyi etmeye çalışılır. Gelincik çocuk hastalığına, gelincik hayvanı kesilir ve eti yedirilir.Ocak denilen kimseler okutulur ve çizdirilir.

-Siğil Okuma; ay yeni çıktığında ay karanlığında yerden torak alınarak yere bakmazsızın aya bakılarak İhlas suresi okunurken toprak siğiller üzerine sürülür.

-Kurşun Dökme; Bu tedavi çocuğa nazar değmesinden ileri gelen çocuğun devamlı ağlaması ile yapılan usuldür. Bir tava içerisinde kurşun ısıtılır, bir başka kapta bulunan suyun içine bu kurşun dökülür. Bu arada çocuğun yüzüne bir tülbent örtülür, kurşunlu su tülbendin üzerinden sıçratılır.Artan su ile çocuk erkek ise erkek köpeğin, kız ise dişi köpeğin üzerine dökülür. Köpek silkinirse nazarın geçeceğine inanılır.

-Kupa Çekme; kupa çay bardağının bir başka adıdır. Sırtı ve bacakları sancıyana çekilir. İspirtolu pamuk sancıyan yere konur. Üzerine kupa kapatılır. Kupanın içi deri ile dolunca kupa alınır.

-Karayanık; elde, ayakta ağızda morarmalar olur, bu hastalığa karayanık denilmektedir.Ocak denilen kişiler tarafından tutulur. Şeker ve bal kaynatılarak yara üstüne bastırılır. Bu sırada ocak içinden okuyarak mor olan yerlere sürüyormuş gibi yapar. Hasta olan üç dört gü perhiz yaptırılır. Soğan ve buğdaylı yiyecekler yedirilmez.

-Kaba Kulak; kulak arkası şişerek sancı yapar. Tedavisi “miras tava” tabir edilen tavanın karasını sürmekle yapılır. Miras tava bir babanın üç kızı olursa ve baba öldüğünde miras paylaşırsa buradan hisseye düşen tavaya “miras tava” denir. Böyle tavası olan kişler kaba kulak olan çocukların kulak arkalarına tavanın karasını sürerler.

-Sülük Tutma; Dudağı yalama, mayasıl olana, dizleri sancıyana sülük tutulur. Rahatsız olan yere sülük konur. Sülük pis kanın emildiğine inanılır. Sülük tutan şişede onları saklar. Sülüğün üzerine tuz ekilerek sülük öldürülür.

Çirtme ; çocukların vücutlarında pis kan birikmesinden rahatsız olur. Çocuk hırçın olur ve vücudu dalga dalga kızarıklıklar ve morluklar olur. Bunun tedavisi de “ocak” denilen ve el vermeyle geçen kadınlar tarafından yapılır. Çocuğun vücudu genellikle kolları sırtı jiletle kanatılır.

Yapağı sarma; Çiçek hastalığına yakalanana, dizleri sancıyana ayrıca bir yerden düşenlere yapağı sarılır. Yağı yıkanmamış, hayvandan aldığı gibi kirli bir şekilde rahatsız olan yere kapatılır ve sarılır.

Çıkık; Ayağı ve eli çıkanlara kerpiç kızdırılarak çıkığın olduğu yere sarılır.İnce bulgur su ile kaynatılarak çıkığın olduğu yere bez ile sarılır.

                                                                                                                              

Halk Baytarlığı

Geleneksel kesimde ekonomik yaşam büyük ölçüde tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Geçimini ahırdaki hayvanından sağlayan, karnını hayvan ürünleriyle doyuran kırsal kesimdeki Anadolu halkı; hayvanına evindeki insan kadar değer vermektedir.

Anadolu halkının veteriner olmadığı zamanlarda yada veterinere ulaşamadığı durumlarda yada gitmek istemediklerinde hayvanlarını hastalıklardan korumak veya hayvanlarını tedavi etmek için başvurdukları uygulama ve pratiklerin tümüne halk baytarlığı denmektedir. Bu uygulama ve pratiklere aşağıdaki şu örnekleri verebiliriz.

Kelebek Hastalığı : Demiri kızdırıp hayvanın boyun altını, şiş olan yeri yakarlar

Tavuk Hastalığı :  Tavuğa yoğurt, aspirin, oponu su ile eriterek içirirler. Gazyağı ile kepek karıştırılıp tavuk yemi olarak verilir

Yemleme; hayvanın fazla yem yemesinden ileri gelir. Bacakları tutulur. Karnı şişer Hayvanı soğukta tutarak karbonatlı madenler vermek suretiyle tedavi edilir. Ayrıca soğuk su ile yıkanır ve hayvan zorla gezdirilir.

Kan Akma; Hayvanın ilk baharda taze otlar yemesinden meydana gelir. Zehirlenen hayvanın çakı ile kulağı kesilir. Buna kan alma denir. Kanın daha hızlı çok akması için kulağa bir çubukla  vurulur. Daha sonra hayvanın ağzından sarımsaklı yoğurt verilir.

Yılan Sokması; Yılan sütlü hayvanları sokar, Yılanın soktuğu yer yumurta büyüklüğünde yumuşak bir şekil alır. Burası çuvaldız ile şişlenerek ovulur.

Kuzu veya Buzağı Yakma; Yavrusu ölen koyun veya inek başı dönünceye kadar kendi etrafında dolandırılır. Başı dönen hayvan bileğinden bir iple direğe bağlanır.Memesinden süt sağılarak yeni yavrunun üstüne dökülür ve bunun üzerine tuz serpilir. Bu arada yeni yavru aç bırakılır. Yavru hayvanın altına atılır. Aç olan yavru hayvan emmeğe başlar. Bütün bu işler özel kabiliyet ister. Yani her insan kuzu veya buzağı yakamaz.

Amel; Üşümüş hayvanlarda görülür. Verem başlangıcı teşkil eder. Hayvanın iç organlarını ısıtıcı nışadır, kaynak ve bu gibi maddeler ağızdan verilir.

Verem; Hayvanın akciğerlerinde hastalık olur. Soğuk algınlığından olmasından dolayı ahırda soba yakılır. Hayvan sıcak tutulur.

Şerit; Hayvanın yüreğinde kabarcıklar olur. Şerit hayvanın but ve kaburgasında bulunur. Canlı şeritler olur. Bu hastalık kesilip yüzülmeden bilinmez. Hayvan bahar mevsimine çıkarsa bu hastalıktan kurtulur.

Uyuz; Hayvanın deri kısmında görülür. Devamlı kaşınır. Büyük noktalar halinde deride kemreler hasıl olur. Yanık yağ, gres yağı, asfinik karıştırılarak yaralara sürülür.

Sarılık; Hayvanların gözü tamamen sarı bir renk alır. Hayvan sersemleşir ayakta duramayacak hal alır. Hayvan serin yerde tutularak soğuk suyla yıkanması faydalıdır. Bu hastalığın sebebi hayvanın güneş ışığında çok kalmasıdır.

Şap; Hayvanın ağzından salya akar, ağzının içi ve dudak araları tamamen yara olur. Hayvanın şaplı yerlerine ispirto, nışadır, şap gres yağı birbiriyle karıştırılarak fırça ile sürülür.

Domuz Başı; Hayvanların boğaz ve başında bir şişkinlik olur bu şişkinliğin içi pislik dolu olur. Şişkin yerler bıçakla yarılır.İspirto ile temizlenir. Şişkinlik sert ise sıcak sıcak demirle dağlanır.

Şarbon; Hayvanlar için şiddetli bir hastalıktır. Hayvanın gözleri içine çekilir. Yemeden içmeden kesilerek sersemleşir. Gözünün içinde kırmızı benekler meydana gelir.

Halk Takvimi ve Meteorolojisi                                                                        

Haftanın Günleri
duşamba                                  (Pazartesi)
dernek                                    (Salı)
bazar                                      (Çarşamba )
cum~aşamı - peşembe            (Perşembe)
cumeyi                                    (Cuma)
cumey~ertesi                           (Cumartesi)
girey                                        (Pazar)

     Karakış 45 gün, zemheri 45 gün, Kasım 45 gün, Hamsin 45 gün olarak hesaplanır. Yazın gelmesi için 180 gün hesaplanır.

Her yıl mayıs ayının 6sında HIDRELLEZ kutlanır Baharın geldiğine inanılır.

Cemrelere inanılır.Birincisi Havaya İkincisi Suya üçüncüsü toprağa düşerek ısınılacağına inanılır

Halk Hukuku                                                                                                        

Bir bölgede, bir yörede yaşayan halkın; mahkeme edilmesi gereken bir sorunla karşılaştığında, mahkemeye ulaşamadığı, ya da ulaşmak istemediği durumlarda, sorunun yörede, bölgede, köyde halk tarafından oluşturulan bir mahkeme ile çözümlenmesine halk hukuku denir.

Anlaşmazlıklarda veya miraslarda büyükler araya girerler, diğerleri de  genelde itiraz etmezler ve mahkemelik olmazlar.

Kan davası kız kaçırma olaylarına pek rastlanmaz

Kadın erkek mirasta aynı haklara sahiptir, aralarında eşitlik vardır.

İlimizde uygun olmayan işler karşısında bireyi cezalandırma biçimi; kınama, ayıplama, toplumsal baskı, toplum dışına itilme, vb. şekillerde olmaktadır.

Halk Ekonomisi

     Halkın geçimini sağlamak için giriştiği çabaların tümüne halk ekonomisi denir. Tek başına gibi görünen halk ekonomisi halk mimarisinden, inançlara kadar tüm yaşamı etkisi altına alır, kültürel yapının doğrudan belirleyicisi olur.

   Aileler ferdi olarak yaşamaya başladılar.Geniş aileler halinde yaşayanlar çok azaldı. İlimizde ekonomik olarak çok iyi ve çok kötü olarak iki kesim vardır. Bu da her tür konuşmada ikilik yaratmaktadır.

Yorumlar (1) ::: Yorum Yaz ! ::: Bağlantı

KÜTAHYA YONCALI KAPLICALARI EFSANESİ

YONCALI EFSANESİ:

    Bir zamanlar Kütahya valisinin güzel bir kızı varmış. Bu kız amansız bir hastalığa tutulur.Kötü ve bulaşıcı olan bu hastalık tedavi edilemez. Sağlığından ümit kesirli ve başkalarına da bulaşır korkusuyla kızın kimsesiz boş bir yere bırakılması düşünürlü ve bir gün  Yoncalı’nın bulunduğu yere bir çadır kurulur. Kız oraya bırakılır. Yemeği bırakılır. Kız orada bir müddet kaldıktan sonra bir gün tüyleri dökülmüş, cılız bir kurt görür. Kurt her gün ikindi serinliğinde çayırın yanından geçerek bir yere gidip gelmektedir. Bir müddet sonra kurt düzelmeye ve tüylerinin çıkmaya başladığı görür Kız bu durumu merak eder. Sürünerek bunun izinden gider. Birde bakar ki; çayırlıklar arasında bataklık var . Kurt birinci batağa girip içine batıp batıp çıkmaktadır. Buradan çıkıp ikinci batağa girmekte ve sonunda temiz suda durulanıp çıkmaktadır. Bu durumu gören kız aynı şekilde bataklara girip çıkmaya başlamış. Günden güne iyileşmiş gücü yerine gelmiş, yüzü gözü düzelmiş.Tam iyileştiği bir gün bir çoban onu görür ve kızı sever. Yanına gelir. “in misin, cin misin?” der kızda “ne inim ne de cinim senin gibi adem oğluyum” der ve olanı biteni anlatır.Çoban kızı alıp babasına götürür. Baba kızını iyileşmiş görünce sevincinden ”Dile benden ne dilersen?” der. Çoban birkaç kez sağlın diledikten sonra kızının kendisine verilmesi ister. Baba da kızını verir. Kızda çobanla evlenir.Baba, buraya bir hamam ve bir cami yaptırır. Herkese şifa olsun diye.

Yorumlar (5) ::: Yorum Yaz ! ::: Bağlantı

<<< :::::: Sonraki Sayfa >>>

Hakkımda

Dostluk dallara goncadır Dostluk sırattan incedir Dostluk her şeyden öncedir Sönmesin muhabbetin közü Merhabadır dostun sözü merhaba

Bağlantılar

Bağlantılar
  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Blog Arşivi
  • Arkadaşlarım Can Dostlarım
  • e-posta
  • RSS
  • borsa
  • tr.yol haritası
  • pratik bilgisayar
  • bahçe
  • özlü sözler
  • ilahi ve dini herşey
  • osmanlı ansiklopedisi
  • kütahya
  • akgül fm istek yap
  • muhteşem bir paylaşım sitesi
  • mustafa2yesil
  • http://derdinidinleyenblog.blogspot.com/
  • www.blogcu.com/alyana
  • http://teosuangel.blogspot.com/
  • <%LinkTitle%>

    Kategoriler

    Arkadaşlarım

  • edizdar
  • ikizler
  • agnia
  • kartopum
  • Özkan Özdemir
  • gulcaner
  • neslinursema
  • dostlukrehberi
  • rumuzsehadet
  • dingorevlileri
  • neslinursema1
  • bahargunesi
  • nurla
  • selamunaleykum
  • yesilim
  • neslinursema2
  • neslinursema3
  • meryemcemurat
  • hulos
  • medreseizehra
  • sudeasya
  • islamhukuku
  • fuadyusufoglu
  • dusbahcesi
  • bluepoison
  • serol43

  • SIIRLER


    Büyülü Anlar
    Büyülü Anlar

    Gül
    Gül

    Gül
    Gül
    Sen ve Ben
    Sen ve BenBir dilek tut..
    Bir Dilek Tut
    Anýlar
    Anilar
    Dostluk
    Dostluk
    Sevgi ve Dostluk
    Sevgi KokteyliSevginin Melodisi
    Sevgi Melodisi
    Yine Seni Düsündüm
    Seni Düsündüm
    Meleðimsin
    Meleðim
    Sana Yaziyorum
    Sana Yazýyorum
    uzaktaki Sevgili
    Uzaktaki Sevgili

    Seni Seviyorum

    Seni Seviyorum
    Hasret
    Hasret
    Sayfa: 1 - Toplam: 2
    | Sonraki Sayfa
    yesil Dostluk dallara goncadır Dostluk sırattan incedir Dostluk her şeyden öncedir Sönmesin muhabbetin közü Merhabadır dostun sözü merhaba